Uzmanlık Alanları / Göz İçi Mercekleri (Akıllı Lens)
Göz İçi Mercekleri (Akıllı Lens)
Katarakt ameliyatında bulanıklaşan doğal mercek çıkarılır ve yerine kalıcı bir göz içi merceği yerleştirilir. Bu mercek gözün içinde ömür boyu kalır; değişmez, aşınmaz, bakım istemez.
Ameliyatın görme keskinliğini artırma başarısı büyük ölçüde gözün kendi sağlığına bağlıdır. Merceğin belirlediği şey ise ayrı bir sorudur: ameliyattan sonra hangi mesafeleri gözlüksüz göreceğiniz. Bu sayfada mercek seçeneklerini ve aralarındaki farkı anlatıyorum.
“Akıllı lens” denen mercek hangisi?
Reklamlarda ve halk arasında sıkça duyduğunuz akıllı lens ya da akıllı mercek terimleri, bu sayfada anlattığım çok odaklı (multifokal) mercekleri tarif eder. Yani ayrı bir teknoloji değil, aynı merceklerin pazarlama dilindeki adıdır.
Bu adlandırmayı doğru bulmuyorum. Merceğin akıllı bir yanı yoktur: kendi başına karar vermez, duruma uyum sağlamaz, hangi mesafeye baktığınızı anlamaz. Yaptığı şey, gelen ışığı sabit bir düzene göre bölmektir. “Akıllı” kelimesi hastada, gözün gençlikteki hâline döneceği beklentisi yaratıyor; sonra da hayal kırıklığı doğuruyor.
Doğrusunu söylemek gerekirse sihirli olan tek mercek, gençlikte hepimizin sahip olduğu kendi doğal merceğimizdi. O mercek şekil değiştirerek her mesafeye kendiliğinden odaklanabiliyordu. Yapay merceklerin hiçbiri bunu birebir yapamaz — bugün için bu yetenek taklit edilemiyor.
Yakın mesafe derken kastettiğimiz, kitap okurken ve yazı yazarken kullandığımız yaklaşık 30–40 cm’dir. Ara mesafe, masaüstü bilgisayar ekranını görmeye yarayan ve yaklaşık 40 cm ile 1 metre arasındaki alandır. 1 metreden uzak cisimler ise uzak mesafe tanımına girer.



Üç ana seçenek
Bugün kullandığımız mercekler, gelen ışığı nasıl kullandıklarına göre üç grupta toplanır.
Tek odaklı (monofokal) mercek
Işığın tamamını tek bir mesafeye odaklar. En çok kullanılan ve en öngörülebilir mercektir.
Üstünlüğü şudur: ışık bölünmediği için görüntü kalitesi en yüksektir, gece görüşü en az etkilenir. Karşılığında, odaklandığı mesafe dışındaki mesafeler için gözlük gerekir. Uzak için planlandıysa okuma gözlüğü kullanılır; bu bir eksiklik değil, tek odaklı merceğin doğasıdır.
EDOF — uzatılmış odak derinliği
EDOF mercekler ışığı ayrı odaklara bölmez; tek bir odağı uzatır. Böylece uzak ve orta mesafe kesintisiz biçimde nettir.
Orta mesafe günlük hayatta çok yer tutar: bilgisayar ekranı, araç göstergesi, market rafı, karşınızdaki insanın yüzü. EDOF merceklerin asıl avantajı burada belli olur.
Buna karşılık yakın okuma çoğu hastada tam olarak karşılanmaz; küçük puntolu yazı için gözlük gerekebilir. Işığı bölmek gibi kesin bir ayrım olmadığı için gece görüşündeki kamaşma, hare görme gibi olumsuz görsel fenomenler üç odaklı merceklere göre daha azdır.
Üç odaklı (trifokal) mercek
Gelen ışığı üçe böler: yakın, orta ve uzak için ayrı odaklar oluşturur. Beyin bunlardan işine yarayanı seçmeyi öğrenir.
Gözlük ihtiyacını en çok azaltan seçenek budur. Ancak fizik değişmez: ışık bölündüğü için her odağa düşen ışık miktarı azalır. Mercek tipine göre göze giren 100 birim ışıktan 6 ile 20 birimi saçılma sonucu kaybolur. Bunun iki sonucu olur: kontrast duyarlılığı bir miktar düşer — kabaca anlatmak gerekirse gri tonlarını ayırt etmek zorlaşır — ve gece ışık kaynaklarının çevresinde halkalar ve parlamalar görülebilir.
Astigmat varsa: torik mercekler
Astigmat, korneanın her yönde aynı eğrilikte olmaması demektir. Astigmatı olan bir gözde, mercek ne kadar iyi olursa olsun, astigmat düzeltilmezse görüntü tam net olmaz.
Bunun için torik mercekler kullanılır; astigmatı düzeltecek şekilde tasarlanmıştır ve göz içine belirli bir açıyla yerleştirilir. Torik özelliği hem tek odaklı hem çok odaklı merceklerde bulunabilir.
Gece görüşü: halkalar ve parlamalar
Ameliyat sonrası kötü sürprizle karşılaşmamak açısından bu konuyu ameliyattan önce açıkça konuşmayı gerekli buluyorum.
Çok odaklı bir mercek takılan hastaların önemli bir kısmı, gece ışıklara baktığında çevrelerinde halka ya da yıldız biçiminde parlama görür. Karanlıkta gözbebeği genişlediği için bu etki geceleri belirginleşir.


Çoğu hastada beyin bu görüntüleri zamanla görmezden gelmeyi öğrenir ve şikayet azalır. Ancak bir kısım hastada kalıcı olur. Gece çok araç kullanan ya da işi gereği gece çalışan kişilerde bu, mercek seçimini doğrudan etkileyen bir konudur.
Hangi mercek kime uygun?
Bunu hastalarıma terzi örneğiyle anlatırım: herkese aynı beden elbise dikilmez, giysinin o kişinin vücuduna uyması gerekir. Göz içi merceği de takılacağı göze uymalıdır.
Bu nedenle “hangi mercek en iyisidir” sorusunun tek bir cevabı yoktur. Doğru soru şudur: benim gözüme hangi mercek uygundur?
Kararı belirleyen başlıklar şunlardır:
- Retinanın durumu. Çok odaklı mercekler görüntü kalitesinden bir miktar ödün verir. Retinası zaten etkilenmiş bir gözde bu durum ciddi problem yaratabilir.
- Görme sinirinin durumu. Glokom gibi görme sinirini ilgilendiren bir hastalık varsa çok odaklı mercek kullanılması konusunda titiz olunmalıdır.
- Korneanın durumu. Astigmatın miktarı ve düzenliliği, göz kuruluğu, daha önce geçirilmiş kornea ameliyatları ameliyat sonrası görmeyi olumsuz etkileyebilir.
- Gözbebeğinin genişliği. Geniş gözbebeği, gece halka ve parlama şikayetini artırır.
- Meslek ve günlük hayat. Gece araç kullanımı, bilgisayar başında geçen süre, okuma alışkanlığı, cerrahi gibi ayrıntı isteyen işlerle uğraşıyor olmak.
- Beklenti. İlk olarak beklentinin belirlenmesi gerekir.
Beklentiyi baştan konuşmak
Hiçbir mercek “gözlükten tamamen kurtulacaksınız” garantisi vermez. Çok odaklı mercekler gözlük ihtiyacını azaltmayı hedefler; kimi hastada gözlük hiç gerekmez, kimi hastada belirli işler için gerekir.
İkinci bir gerçek daha var: çok odaklı bir mercek takıldıktan sonra beklentiyi karşılamazsa, çözüm kolay değildir. Merceğin değiştirilmesi ayrı bir ameliyattır ve ilk ameliyattan daha risklidir. Bu yüzden mercek seçimi, ameliyat kararı kadar önemli bir konudur.
Karar nasıl verilir?
Mercek seçimi muayenede birkaç dakikada verilecek bir karar değildir. Sırasıyla şunlar gerekir:
- Ayrıntılı göz muayenesi — kornea, gözbebeği, retina ve görme siniri değerlendirilir.
- Biyometri — gözün uzunluğu ve korneanın kırıcılığı ölçülür, merceğin numarası buradan hesaplanır.
- Retinanın görüntülenmesi — gerekirse OCT çekimi ile sarı noktanın durumu değerlendirilir. Çok odaklı mercek düşünülen her hastada bunu yaparım.
- Beklentinin konuşulması — hangi mesafeleri gözlüksüz görmek istediğinizi, günlük hayatınızın neye benzediğini birlikte gözden geçiririz. Gözlük ihtiyacı kişiden kişiye değişen bir olgudur; aynı gözlük ihtiyacı olan kimi hasta gözlük takmadan idare ederken, kimi gözlük kullanarak daha iyi hisseder.
Çok odaklı mercek kararı verirken, günlük hayatta azalan gözlük ihtiyacıyla bir kolaylık kazanırsınız; buna karşılık görme kalitesinde hafif azalma ve anormal ışık fenomenleri (halkalar, parlamalar) ortaya çıkması ile bir kaybınız olur. Bu iki durumdan hangisinin sizin için daha önemli olduğunu en iyi siz bilebilirsiniz.
Ameliyatın kendisini, hazırlığını ve sonrasını ayrı bir sayfada anlattım: Katarakt ameliyatı.
Antalya’da göz içi merceği seçimi
Mercek seçimini muayene, biyometri ve gerektiğinde OCT sonuçlarını birlikte değerlendirerek yaparım; retinası ya da görme siniri etkilenmiş gözlerde çok odaklı mercek önermem. Beklentinizi ameliyattan önce açıkça konuşuruz.
Antalya’da muayene ve ameliyatlarımı OFM Antalya Hastanesi’nde (Kepez) sürdürüyorum. Randevu için 444 5 007.