Uzmanlık Alanları / Glokom
Glokom (Göz Tansiyonu)
Gözün içinde sürekli üretilen ve ön kamaradan boşalan bir sıvı vardır. Bu dolaşım sayesinde gözün içinde belli bir oranda basınç bulunur.
Bu basınç normal sınırların üzerine çıkarsa görme sinirine hasar verebilir. Bu duruma glokom denir.
Halk arasındaki adı göz tansiyonudur. Ancak bu ad yanıltıcı olabiliyor: hastalarımın çoğu bunu kol tansiyonuyla ilgili sanıyor.
İkisinin birbiriyle doğrudan bir ilgisi yoktur; göz tansiyonu, kol tansiyonu ilacıyla düşmez, kol tansiyonu normal olan birinde de glokom olabilir.
Glokomu tehlikeli yapan ne?
Glokomun asıl tehlikesi sinsi ve sessiz bir şekilde ilerlemesidir. Görme siniri hasar gördükçe, görme alanı kenardan içeri doğru, yavaş yavaş yıpranır. Hasta uzun süre hiçbir şey hissetmez, çünkü görmenin merkezi en sona kalır: gazete okur, televizyon izler, her şeyin yolunda olduğunu düşünür. Kayıp fark edildiğinde çoğu zaman iş ilerlemiş olur. Ve burada önemli olan şudur: glokomda kaybolan görme geri gelmez. Tedavinin amacı kaybı geri almak değil, kalanı korumaktır. Bu yüzden glokomda erken tanı, tedavinin kendisinden daha önemlidir.
Belirtiler
Glokomun en sık görülen tipinde (açık açılı glokom) belirti yoktur. Ağrı olmaz, kızarıklık olmaz, görme uzun süre normaldir. Bu tipteki hastaların büyük bölümü, başka bir sebeple yapılan göz muayenesinde tesadüfen yakalanır.
Buna karşılık kapalı açılı glokom krizi tamamen farklıdır ve acildir. Şu belirtiler bir arada ortaya çıkarsa vakit kaybedilmemelidir:
- Ani ve şiddetli göz ağrısı
- Gözde kızarıklık
- Görmenin bulanıklaşması
- Işıkların çevresinde renkli halkalar görülmesi
- Baş ağrısı, bulantı ve kusma
Bu tablo bazen mide rahatsızlığı ya da migren sanılarak geciktirilebilir. Göz ağrısı ve kızarıklıkla birlikteyse akla glokom krizi gelmelidir.
Kimler risk altında?
- Kırk yaş üzerindekiler
- Ailesinde glokom olanlar — en güçlü risk etkenlerinden biridir
- Göz içi basıncı yüksek ölçülenler
- Kornea kalınlığı ince olanlar
- Şeker hastaları
- Yüksek miyopi ve yüksek hipermetropi
- Uzun süre kortizonlu ilaç kullananlar
- Göz travması geçirmiş olanlar
Ailesinde glokom öyküsü olanların kırk yaşından itibaren düzenli muayene olması gerekir. Muayene aralığı sabit değildir; bulgulara göre belirlenir. Glokom riski yaşla birlikte arttığı için bu takip, yaş ilerledikçe daha da önem kazanır.
Tanı ve takip
Glokom tanısı tek bir ölçümle konmaz. Göz içi basıncının bir kez yüksek çıkması glokom demek değildir; normal çıkması da glokomu dışlamaz. Bu nedenle birkaç inceleme birlikte değerlendirilir:
- Göz içi basıncı ölçümü
- Görme sinirinin muayenesi
- OCT ile RNFL (görme siniri kalınlık analizi)
- Görme alanı testi
- Kornea kalınlığı ölçümü
- Gonyoskopi ile ön kamara açısının değerlendirilmesi
Bu incelemelerin tamamı hastanede mevcuttur. Bunlara ek olarak VEP ile erken tanı imkânımız da bulunuyor.
Glokom takibinde asıl mesele tek bir muayene değil, zaman içindeki değişimdir. Görme sinirinin ve görme alanının yıllar içinde nasıl seyrettiği, tek bir ölçümden çok daha fazla şey söyler.
Kontrol aralığı için ortalama bir süre söylemek doğru olmaz; bu aralık hastanın risk durumuna ve göz tansiyonunun kontrol altında olup olmadığına göre değişir. Kimi hastada tam muayene arasında yalnızca basınç ölçümü, bazen de RNFL (görme siniri kalınlık analizi) isterim.
Tedavi
Glokom tedavisinin amacı göz içi basıncını, o gözün görme siniri için güvenli sayılan düzeye indirmektir. Üç yol vardır:
- Damla tedavisi — çoğu hastada ilk ve tek basamaktır. Düzenli kullanıldığı sürece etkilidir; aksatıldığında basınç geri yükselir.
- Lazer — bazı glokom tiplerinde damlaya ek olarak ya da onun yerine uygulanır.
- Cerrahi — damla ve lazerle basınç yeterince düşmediğinde ya da hastalık ilerlemeye devam ettiğinde gündeme gelir.
Retina hastalıkları ile glokomun kesiştiği yer
Glokom yalnız başına ortaya çıkan bir hastalık değildir; bazı retina hastalıklarının seyri sırasında da gelişebilir. Bu gözler benim günlük olarak takip ettiğim hastalar arasındadır.
Neovasküler glokom, retinanın uzun süre yeterince beslenememesi sonucu gelişir. İleri diyabetik retinopati ve retina damar tıkanıklığı bunun başlıca sebepleridir. Burada asıl tedavi yalnızca basıncı düşürmek değil, retinadaki temel soruna yönelmektir — bu yüzden göz içi iğne tedavisi ve lazer bu hastalarda önemli yer tutar.
Vitrektomi sonrasında, özellikle göz içine silikon yağı verilen gözlerde de basınç yükselebilir. Bu hastaların basınç takibi ameliyat sonrası izlemin bir parçasıdır.
Katarakt ameliyatı planlanan hastalarda da göz içi basıncı ve görme siniri değerlendirilir. Glokomu olan bir gözde katarakt ameliyatı görmeyi artırır, ancak görme sinirinde önceden oluşmuş kayıp yerinde kalır; hastanın bunu ameliyat öncesinde bilmesi gerekir.
Antalya’da glokom muayenesi ve takibi
Glokomda en çok işe yarayan şey düzenli takiptir. Basıncın, görme sinirinin ve görme alanının aynı ölçütlerle, belli aralıklarla izlenmesi, görme kaybını engellemek açısından hayati önemdedir.
Antalya’da muayene ve takiplerimi OFM Antalya Hastanesi’nde (Kepez) sürdürüyorum. Randevu için 444 5 007.