Uzmanlık Alanları / Katarakt Ameliyatı
Katarakt Ameliyatı
Ameliyat ne zaman yapılmalı?
Katarakt çoğu zaman, acilen tedavi edilmesi gereken bir hastalık değildir. Acil tedavi gerektiren kataraktlar, yıllarca tedavisi ihmal edilmiş ve gözün diğer dokularına zarar verecek hâle gelmiş kataraktlardır. Bunun dışında kataraktın varlığı tek başına ameliyat sebebi sayılmaz; belirleyici olan, hastanın görmesinden günlük hayatta ne kadar memnun olduğudur.
Bu nedenle ameliyat için uygun zamana, hastanın görsel ihtiyaçları doğrultusunda birlikte karar veririz. Aynı yoğunluktaki bir katarakt, gece araç kullanan bir hasta için ameliyat sebebi olurken, başka bir hasta için bir süre daha izlenebilir.
Ameliyat öncesi hazırlık
Göz ölçümleri (biyometri)
Yerleştirilecek merceğin numarası, ameliyattan önce yapılan ölçümlerle hesaplanır. Ölçüm ışıkla yapılır, göze hiçbir şey değmez ve ağrı yoktur; birkaç dakika sürer.
Kontakt lens kullanıyorsanız ölçümden en az bir hafta önce çıkarmanız gerekir. Kontakt lens korneanın şeklini geçici olarak değiştirir ve bu, merceğin numarasının yanlış hesaplanmasına yol açabilir.
Ameliyat günü
Ameliyat lokal anestezi ile yapılacaksa aç gelmeniz gerekmez. Ameliyat öncesinde midenizi rahatsız etmeyecek hafif bir şeyler yiyebilirsiniz.
İlaçlarınız
Kan sulandırıcı ilaçların çoğunun kesilmesi gerekmez. Ancak bu, sistemik hastalıklarınızın durumuna göre değişir ve ilgili meslektaşımla görüşmeyi gerektirebilir.
Prostat ilacı kullanıyorsanız bunu ameliyat öncesinde bize bildirin. Bu ilaçlar gözbebeğiyle ilgili sorunlara yol açabiliyor: gözbebeği ameliyat sırasında küçülüyor ve normal gerginliğini kaybediyor, bu da ciddi sorunlara yol açabiliyor.
Durumu ameliyattan önce bilirsek gerekli önlemleri alırız ve sorun çıkma riski azalır. İlacı ameliyat öncesinde kesmek bu durumu maalesef çok değiştirmiyor; prostat şikâyetiniz hayat kalitenizi düşürüyorsa ilaca devam edilebilir. Bunu ameliyat öncesi görüşmede ayrıntısıyla konuşuruz.
Ameliyat
Katarakt ameliyatı günümüzde fakoemülsifikasyon (kısaca fako) yöntemiyle yapılır. Saydamlığını yitirmiş mercek, ultrason enerjisi kullanılarak göz içinde parçalanır ve çok küçük bir kesiden dışarı alınır. Alınan bulanık mercek yerine, katlanarak göz içine yerleştirilen yapay bir mercek (göz içi lensi, intraoküler lens) konur. Kesi genellikle kendi kendine kapanacak kadar küçüktür ve çoğu olguda dikiş gerekmez.
Burada sık karşılaştığım bir karışıklığı baştan gidereyim: hastalarım çoğu zaman lens ile merceği iki ayrı şey sanır. Bunlar farklı değildir; ‘lens’ kelimesi merceğin İngilizcedeki karşılığıdır ve ikisi de aynı şeyi anlatır. Bu yazıda da ikisini aynı anlamda kullanıyorum.
Yerleştirilen mercek gözde ömür boyu kalır; yıpranmaz, değiştirilmesi gerekmez. Merceğin numarası ameliyat öncesinde yapılan biyometri ölçümleriyle hesaplanır.
Ameliyat neredeyse her zaman lokal anestezi ile yapılır. Bu yöntemde hasta ağrı hissetmez, ancak bilinci yerindedir. Panik atak, kapalı yerde kalma korkusu ya da sırt üstü yatmasına engel olan bir rahatsızlığı bulunan hastalarda ve ameliyat sırasında hiçbir şey hissetmek istemeyen hastalarda genel anestezi uygulanabilir.
Sorunsuz seyreden bir olguda ameliyat 10–15 dakika sürer. Hastanede yatış gerekmez; hasta kendini iyi hissettiği anda taburcu olur.
Göz içi cerrahilerinin tamamında birinci gün kontrolünü mutlaka yaparım; katarakt ameliyatı da bu kuralın içindedir.
Ameliyat sırasında ne yaşarsınız?
Hastalarım ameliyattan çok, ameliyat sırasında ne yaşayacaklarından tedirgin oluyor. Baştan anlatmakta fayda var.
Yüzünüzün üzerine steril bir örtü serilir, ameliyat edilecek gözün üstü açık kalır. Göz damla ile uyuşturulmuştur; ağrı hissetmezsiniz, ancak bilinciniz yerindedir ve etrafta konuşulanları duyarsınız. Ameliyat öncesinde sizi sakinleştirecek bir ilaç verildiği için korku ve endişeniz belirgin şekilde azalır, rahat hissedersiniz.
Ameliyat boyunca parlak bir ışık görürsünüz. Bazı hastalar renkler ya da hareketler tarif eder; bunlar beklenen şeylerdir.
Sizden istediğim en önemli şey başınızı ani hareket ettirmemeniz ve yönlendirmelerimi dinlemenizdir. Ameliyat sırasında çoğunlukla hastayla konuşarak ilerlerim; ancak bazı kritik anlarda konuşmamanızı isteyeceğim.
Lazerle katarakt ameliyatı
Hastalar bunu reklamlardan duyup soruyor, o yüzden yazmak istiyorum.
Katarakt ameliyatının bazı adımları femtosaniye lazer ile yapılabiliyor. Ancak ameliyatın esası değişmiyor: mercek yine ultrason enerjisiyle parçalanıp alınıyor ve yerine göz içi merceği konuyor. Lazerin yaptığı şey, ameliyatın girişindeki üç-dört basamaktır. “Lazerle ameliyat” tabiri, ameliyatın tamamının lazerle yapıldığı izlenimi verdiği için yanıltıcıdır.
Bu yöntemi kullanmıyorum; tecrübeli bir cerrah için gereksiz olduğunu düşünüyorum. Ayrıca bu yöntemde ameliyat iki aşamada yapılıyor: hasta önce lazer cihazına alınıyor, oradan ameliyathaneye geçiliyor. Lazerin de az da olsa kendine özgü komplikasyonları var. Sihirli bir çözüm değildir.
Göz içi merceğinin seçimi
Ameliyatta yerleştirilen mercek tek tip değildir. Tek odaklı merceklerin yanı sıra, farklı mesafelere odaklanabilen çok odaklı (multifokal) mercekler de vardır. Çok odaklı merceklerin de kendi içinde farklı seçenekleri bulunur.
Bu merceklere reklamlarda ve halk arasında sıklıkla ‘akıllı lens’ denir. Bu adlandırmayı doğru bulmuyorum. Merceğin akıllı bir yanı yoktur; kendi başına karar veren, duruma uyum sağlayan bir teknoloji değildir. Bu merceklerin göz hastalıkları biliminde kullanılan adı, çok odaklı anlamına gelen multifokal merceklerdir.
Her hastanın bütün görme sorunlarını çözen ‘sihirli’ ya da ‘akıllı’ bir mercek yoktur. Doğrusunu söylemek gerekirse ‘sihirli’ olan tek mercek, gençlikte hepimizin sahip olduğu kendi doğal merceğimizdi; yapay merceklerin hiçbiri onun her mesafeye kendiliğinden odaklanma yeteneğini birebir taşımaz.
Mercek seçimi; gözün ölçümlerine, retinanın ve görme sinirinin durumuna, hastanın mesleğine ve günlük hayattaki beklentilerine göre yapılır. Bunu hastalarıma terzi örneğiyle anlatırım: herkese aynı beden elbise dikilmez, giysinin o kişinin vücuduna uyması gerekir. Göz içi merceği de takılacağı göze uymalıdır.
Bu nedenle ‘hangi mercek en iyisidir’ sorusunun tek bir cevabı yoktur. Doğru soru ‘benim gözüme hangi mercek uygundur’ sorusudur; buna da ancak muayene ve ölçümlerden sonra birlikte karar verebiliriz.
Ameliyattan sonra gözlük gerekir mi?
Bu, ameliyat öncesinde en çok yanlış anlaşılan konudur; o yüzden baştan açık konuşmak isterim. Katarakt ameliyatının en önemli amacı azalmış görme seviyenizi artırmaktır; gözlük ihtiyacı bundan sonraki adımdır.
Tek odaklı mercek yerleştirilen hastalarda mercek tek mesafeye odaklanır. Uzak görmek üzere planlandıysa hasta uzağı gözlüksüz görür, ancak okumak için yakın gözlüğü kullanır. Bu bir eksiklik ya da ameliyatın başarısızlığı değildir; tek odaklı merceğin doğası budur.
Tek odaklı merceklerle de farklı yöntemler kullanarak gözlük ihtiyacı azaltılabilir. Monovizyon bu seçeneklerden biridir: gözlerden biri uzağı, diğeri yakını görecek şekilde planlanır ve beyin ikisini birlikte kullanmayı öğrenir. Herkese uygun değildir ve alışma süresi gerektirir — kimin bu seçeneğe uyum sağlayabileceğine muayenede birlikte karar veririz.
Çok odaklı mercekler gözlük ihtiyacını azaltmayı hedefler, ancak hiçbir mercek “gözlükten tamamen kurtulacaksınız” garantisi vermez.
Gözünüzde astigmat varsa bu da hesaba katılır ve mercek seçimini etkiler.
Ameliyattan sonra
Katarakt ameliyatı yatak istirahati gerektiren bir ameliyat değildir. Hastalarımın günlük işlerini çok fazla aksatmadan sürdürebildiği bir süreçtir.
Gözün ne zaman açık kalabileceği, banyo, damlalar, araç kullanma, spor ve işe dönüş ayrı bir sayfada anlatılıyor: Katarakt ameliyatından sonra.
İki gözde birden katarakt bulunan hastalarda ameliyatlar aynı gün değil, ayrı seanslarda yapılır. İki ameliyat arasında en az üç gün bulunmasını uygun görüyorum.
Görme ne zaman düzelir?
Katarakt ameliyatından sonra ilk günlerde görmenin dalgalanması olağandır — sabah farklı, akşam farklı olabilir. Çoğunlukla ilk gün görme bulanıktır; göz iyileştikçe birkaç gün içinde düzelir ve sabitlenir.
Gözlük numarası genellikle ikinci–üçüncü hafta civarında oturur. Bazı hastalarda bu süre daha uzun olabilir; çoğunlukla ileri yaştaki hastalarda.
Riskli katarakt ameliyatlarında iyileşme süreci uzayabilir. Böyle bir durum bekleniyorsa bunu ameliyat öncesi muayenede size ayrıca anlatırım.
Retinada başka bir hastalık varsa — sarı nokta hastalığı, diyabetik retinopati gibi — ameliyattan sonra ulaşılacak görme seviyesini kataraktın kendisi değil, o hastalık belirler. Bunu ameliyat öncesinde açıkça konuşuyorum.
Ameliyatın riskleri
Katarakt ameliyatı, göz cerrahisinin en sık yapılan ve sonuçları en yüz güldürücü ameliyatıdır. Ancak göz küresi içinde yapılan her ameliyatta olduğu gibi bunun da riskleri vardır ve hastanın bunları bilerek karar vermesi gerekir.
Sıklıkla karşılaşılan, geçici durumlar:
- Ameliyat sonrası ilk günlerde batma, kızarıklık ve ışıktan rahatsız olma
- Korneada geçici ödem — birkaç gün görme bulanık olabilir
- Gözün beyazında, iğne ya da kesi yerinde kırmızı bir leke
Seyrek görülen, ancak bilinmesi gereken riskler:
- Arka kapsül yırtığı. Merceği tutan kesenin arka duvarı ameliyat sırasında yırtılabilir. Bu durumda cerrahi planı değişir; mercek farklı bir yere yerleştirilebilir ya da ikinci bir işlem gerekebilir.
- Sarı noktada ödem. Ameliyattan haftalar sonra görmenin beklenen düzeye çıkmamasının en sık sebebidir; tedavi edilebilir.
- Göz içi basıncının yükselmesi. Çoğunlukla geçicidir.
- Merceğin yerinden oynaması.
- Retina yırtığı ve dekolmanı. Özellikle yüksek miyop gözlerde akılda tutulur.
- Göz içi iltihabı (endoftalmi). En korkulan komplikasyondur ve çok seyrektir; ameliyatın steril şartlarda yapılmasının bütün sebebi budur.
Bu risklerin hiçbiri ameliyattan kaçınmak için sebep değildir; kataraktın tedavisiz bırakılması da kendi başına bir risktir.
Hangi durumda hemen aranmalı?
Lütfen bu bölümü dikkatle okuyun.
1. Görmenin azalması. Ameliyatlardan sonra en kötü ihtimalle görme seviyesi aynı kalır; genellikle de gün be gün iyileşir. Bu yüzden görmenin azalmasını hiçbir şekilde beklemeyiz. Görme azalıyorsa mutlaka aranmalı ve neden azaldığı muayeneyle araştırılmalıdır.
2. Ağrı. Ağrıyı da hiçbir zaman beklemeyiz; ağrı varsa her zaman altta yatan bir sebep ararız. Burada kastettiğim geçmeyen ağrıdır — rahatsızlık hissi ya da gözü elle yoklayınca olan hassasiyet değil.
Ağrı ile görme kaybı bir aradaysa bu genellikle kötü haberdir; beklemeden aranmalıdır.
Katarakt tekrarlar mı?
Hastalarımın en sık sorduğu sorulardan biri bu. Cevabı net: alınan katarakt geri gelmez. Çıkarılan mercek yerine konan yapay mercek bulanıklaşmaz.
Ancak zamanla başka bir şey olabilir. Merceğin yerleştirildiği kapsül kesesinin arka kısmı — arka kapsül — saydamlığını yitirebilir. Bu ikincil katarakt olarak adlandırılır, ama aslında katarakt değildir. Hasta bunu, ameliyattan sonra düzelen görmenin yeniden yavaş yavaş bulanıklaşması olarak fark eder.
Hastadan hastaya değişir; genç hastalarda daha sık görülür. Katarakt cerrahisinden sonra en sık karşılaşılan durumdur.
YAG lazer
Tedavisi basittir: YAG lazer ile kapsülün ortasında küçük bir açıklık oluşturulur ve ışığın yolu yeniden açılır.
Bu bir ameliyat değildir. Damla ile uyuşturulur, hasta cihazın karşısına oturur, işlem birkaç dakika sürer. Ağrı olmaz, kesi yapılmaz, dikiş atılmaz. Hasta aynı gün normal hayatına döner. Bir kez yapılır ve tekrarlamaz.
İşlemden sonra, ilk gün yoğun olmak üzere uçuşmalar görülebilir. Görmedeki artış ise birkaç saat içinde fark edilir.
Bazen kapsülün kendisinde ameliyat sırasında da kesiflik bulunur ve cerrahinin gidişatına göre bu olduğu gibi bırakılabilir. Böyle durumlarda ameliyattan bir-iki ay sonra planlı bir YAG lazer kapsülotomi uygulanır.
Komplike katarakt ve retina hastalarında katarakt
Her katarakt ameliyatı aynı zorlukta değildir. Göz bebeğinin yeterince genişlemediği, merceği yerinde tutan asıcı liflerin zayıfladığı, kataraktın aşırı sertleştiği, gözün daha önce travma gördüğü ya da vitrektomi geçirmiş olduğu olgularda cerrahi daha ayrıntılı bir planlama ve farklı bir teknik gerektirir.
Retina hastalarında katarakt bu nedenle ayrı bir başlıktır. Bu hastalarda ameliyat öncesinde retinanın durumunun doğru değerlendirilmesi, ameliyat sonrasında ise retinanın izlenebilir kalması gerekir.
Katarakt ve vitrektominin birlikte yapılması
Vitrektomi uyguladığımız hastaların büyük bölümü altmış yaşın üzerindedir ve bu hastalarda kataraktın da bir dereceye kadar bulunması beklenen bir durumdur. Bu nedenle çoğunlukla kombine cerrahi yaparım: katarakt ve vitrektomi aynı seansta, tek ameliyatta tamamlanır.
Bunun sebebi yalnızca iki ameliyatı bir araya getirmek değildir. Vitrektomi sırasında katarakt alınmazsa, ameliyattan sonra katarakt hızla ilerler ve hastanın kısa süre içinde ikinci bir ameliyata girmesi gerekir. Kombine cerrahi, hastayı bu ikinci ameliyattan kurtarır.
Sık sorulan sorular
Katarakt ameliyatı kaç dakika sürer?
Sorunsuz seyreden bir olguda ameliyat 10–15 dakika sürer. Hastanede yatış gerekmez; kendinizi iyi hissettiğiniz anda taburcu olursunuz.
Katarakt ameliyatında narkoz veriliyor mu?
Ameliyat neredeyse her zaman lokal anestezi ile yapılır. Ağrı hissetmezsiniz, ancak bilinciniz yerindedir. Panik atak, kapalı yerde kalma korkusu ya da sırt üstü yatmasına engel olan bir rahatsızlığı bulunan hastalarda ve ameliyat sırasında hiçbir şey hissetmek istemeyen hastalarda genel anestezi uygulanabilir.
Ameliyata aç mı gelmeliyim?
Ameliyat lokal anestezi ile yapılacaksa aç gelmeniz gerekmez. Ameliyat öncesinde midenizi rahatsız etmeyecek hafif bir şeyler yiyebilirsiniz.
Kan sulandırıcı ilacımı kesmeli miyim?
Kan sulandırıcı ilaçların çoğunun kesilmesi gerekmez. Ancak bu, sistemik hastalıklarınızın durumuna göre değişir ve ilgili meslektaşımla görüşmeyi gerektirebilir. Kullandığınız bütün ilaçları ameliyat öncesi görüşmede bize bildirin.
Prostat ilacı kullanıyorum, önemli mi?
Önemlidir, mutlaka bildirin. Bu ilaçlar gözbebeğinin ameliyat sırasında küçülmesine ve normal gerginliğini kaybetmesine yol açabiliyor. Durumu ameliyattan önce bilirsek gerekli önlemleri alırız ve sorun çıkma riski azalır. İlacı kesmek bu durumu değiştirmediği için, prostat şikâyetiniz hayat kalitenizi düşürüyorsa ilaca devam edilebilir.
İki gözüm de ameliyat olacak, aynı gün yapılır mı?
Hayır. İki gözde birden katarakt bulunan hastalarda ameliyatlar ayrı seanslarda yapılır ve aralarında en az üç gün bulunmasını uygun görüyorum. Katarakt acil bir ameliyat olmadığı için, iki gözü aynı anda ameliyat etmenin taşıdığı riski almayı uygun görmüyorum.
Ameliyattan sonra gözlük gerekir mi?
Katarakt ameliyatının en önemli amacı azalmış görme seviyenizi artırmaktır; gözlük ihtiyacı bundan sonraki adımdır. Tek odaklı mercek uzak görmek üzere planlandıysa uzağı gözlüksüz görürsünüz ama okumak için yakın gözlüğü kullanırsınız. Çok odaklı mercekler gözlük ihtiyacını azaltmayı hedefler, ancak hiçbir mercek gözlükten tamamen kurtulacağınız garantisini vermez.
Görmem ne zaman düzelir?
İlk günlerde görmenin dalgalanması olağandır — sabah farklı, akşam farklı olabilir. Çoğunlukla ilk gün görme bulanıktır; göz iyileştikçe birkaç gün içinde düzelir ve sabitlenir. Gözlük numarası genellikle ikinci–üçüncü hafta civarında oturur.
Ne zaman işe dönebilirim?
İşi masa başında olan hastalar çoğunlukla ikinci veya üçüncü günde çalışmaya dönebilir. Araç kullanmaya ne zaman başlanacağına ise takvime göre değil, ulaştığınız görme seviyesine göre birlikte karar veririz.
Katarakt tekrarlar mı?
Alınan katarakt geri gelmez; yerine konan yapay mercek bulanıklaşmaz. Ancak zamanla merceğin yerleştirildiği kesenin arka kısmı saydamlığını yitirebilir. Buna ikincil katarakt denir, aslında katarakt değildir ve YAG lazer ile birkaç dakikada tedavi edilir.
Lazerle katarakt ameliyatı daha mı iyi?
Bu yöntemi kullanmıyorum; tecrübeli bir cerrah için gereksiz olduğunu düşünüyorum. Lazer, ameliyatın yalnızca girişindeki üç-dört basamağı yapar; mercek yine ultrason enerjisiyle parçalanıp alınır. Ayrıca ameliyat iki aşamada yapılır ve lazerin kendine özgü komplikasyonları vardır.
Ameliyattan sonraki günlerde nelere dikkat edileceğini, damlaların ne kadar süreceğini ve hangi durumda beklemeden aranması gerektiğini ayrı bir sayfada topladım: Katarakt ameliyatından sonra.
Antalya’da katarakt ameliyatı
Katarakt ameliyatı, doğru zamanda ve doğru planlamayla yapıldığında sonuçları en yüz güldürücü göz ameliyatlarından biridir. Muayenede önce kataraktın görmenizi ne ölçüde etkilediğini, ardından merceğin arkasındaki retinanın durumunu değerlendiririm.
Retina cerrahisi ana ilgi alanım olduğu için, katarakta retina hastalığının eşlik ettiği ve komplike seyreden olgular ayrıca ilgi alanıma girer. Antalya’da katarakt muayene ve ameliyatlarımı OFM Antalya Hastanesi’nde (Kepez) yapıyorum.